Ara

İş Süreçlerinde Dış Kaynak Kullanımı ya da İşi Ehline Vermek


Bir bilene sor!

Dış kaynak kullanımı(outsourcing) kavramı, ilk olarak 1980'li yıllarda literatüre girmiş ve 1990'lı yıllarda yaygınlaşmaya başlamıştır. The Outsourcing Institute tarafından yapılan tanımlamaya göre dış kaynak kullanımı işletmenin kendisine rekabet avantajı sağlayan temel faaliyetlere odaklanmasına, kendi uzmanlık alanına girmeyen faaliyetleri ise bu konuda uzmanlaşmış organizasyon dışındaki işletmeler aracılığıyla gerekli kalite standartlarına uygun bir biçimde sağlamasına olanak sağlayan bir yönetim stratejisidir.


Dış kaynaktan yararlanma stratejisi başlangıçta daha çok toplam çalışan sayısını azaltmak ve maliyet avantajı elde etmek amacıyla kullanılmıştır. Ancak günümüzde operasyonel etkinliği arttırmak için de kullanılır hale gelmiştir. Türkiye’de daha çok destek hizmetlerinin karşılanması amacıyla tercih edilen dış kaynak kullanımı son dönemde lojistik, satınalma, bilişim ve insan kaynakları gibi alanlarda da artmaya başlamıştır.


Daha yakın bir zamana kadar işletmeler, her türlü işi kendi bünyelerinde yapmaya ve dışarıdan hizmet almamaya eğilimliydiler. Bu durum aynı zamanda işletmeler için bir güç ifadesiydi fakat işletmelerin gereksiz işlerle uğraşmasına, yavaşlamasına ve organizasyon yapılarının hantal bir hal almasına sebep oluyordu. Günümüzde müşteri talepleri ve iş ortamında meydana gelen değişimler işletmelerin daha ekonomik ve hızlı tepki verebilecek stratejiler kullanmasını gerekli kılmaktadır. Bu anlamda dış kaynak kullanımı, rekabet gücünü ve esnekliği artırmaya yönelik bir strateji olarak sağladığı maliyet avantajları ile farklı coğrafyalardaki işletmelerin bir arada çalışmalarına imkan sağlamaktadır (Van Mieghem, 1997).


Hiç bir işletme ya da kişi her konuda uzman ve ehil olamaz. Bu sebeple dış kaynak kullanımını işi ehline vermek olarak da ifade edebiliriz. Özellikle yurtdışındaki faaliyetleri işletme içerisindeki mevcut kaynaklar ile yürütmek, zaman dilimi farkı, kültürel farklılıklar, dil engeli gibi sebeplerle oldukça zahmetli ve maliyetlidir. Günümüzde teknoloji sayesinde iletişimin kolaylaşması ve iletişim maliyetlerinin düşmesi sayesinde, şirketler ana faaliyetleri dışındaki işleri, dış kaynak(outsourcing) firmalarına daha kolay ve gönül rahatlığıyla devredebilmektedirler.


Her geçen gün önemi daha da artan dış kaynak kullanım stratejisi önemli avantajlar sağlarken bir takım risklerinin de olduğu unutulmamalıdır. İş süreçlerinizden herhangi birinde dış kaynak kullanmaya karar verdiğinizde güvenilir bir dış kaynak şirketi bulmak önemlidir. Dış kaynak hizmeti veren her firma yapmış olduğu işin gerektirdiği yetkinliğe, deneyime ve güvenilirliğe sahip olmadığından dolayı dış kaynak kullanım kararı veren işletmelerin tedarikçi firma seçiminde dikkatli olmaları gerekmektedir. Sadece maliyet hesabı yaparak tedarikçi firmanın seçilmesi, işletmelerin ilerleyen dönemlerde telafisi çokta kolay olmayacak problemlerle karşılaşmasına yol açabilmektedir. (Turan, 2014).


Dış kaynak hizmeti almak isteyen işletmelerin tedarikçi seçiminde dikkat etmesi gereken bazı hususlar vardır. Bunlar; teknik uzmanlığı, bilgisi, işletmenin ihtiyaçlarını anlayabilmesi, yönetim yetenekleri, fiziksel olanakları, insan kaynakları, finansal gücü ve kültürel uyum sağlayabilme yeteneğidir. (Özbay, 2004). Seçtiğiniz tedarikçi, uzun yıllar boyunca iş süreçlerinizi etkili bir şekilde ele almak için gerekli deneyim ve uzmanlığa sahip olmalıdır.


Foresight TnC tüm bu nitelikleri karşılar. 10 yılı aşkın tecrübesiyle, size mümkün olan en iyi dış kaynak çözümlerini sunmayı taahhüt eder. Kore'de sizin için biz varız. Başlamak için bugün bizimle iletişime geçin.



236 görüntüleme